WebMail   Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Sitene Ekle         Ana Haber Video Arşivi         Foto Haber         ERT Radyo         Haber Arama
 
HALKAPINAR HABER - BURALARI GÖRMEDEN KONYADAN DÖNMEYİN - E R T Bölgenin İlk Haber Ajansı
   
 BURALARI GÖRMEDEN KONYADAN DÖNMEYİN

BURALARI GÖRMEDEN KONYADAN DÖNMEYİN
 Yazı Boyutu

 Tarih : 02.08.2009 - 13:45:04


Konya, coğrafi güzellikleri, tarihi ve kültürel mirasıyla eşsiz bir kent... Peki kente gelenler başlıca nereleri görmeli, hangi yemeklerden tatmalı?

 

Konya, coğrafi güzellikleri, tarihi ve kültürel mirasıyla eşsiz bir kent... Peki kente gelenler başlıca nereleri görmeli, hangi yemeklerden tatmalı?

İnsanlık tarihinin en eski yerleşim yerlerini barındıran İç Anadolu, farklı medeniyetlerin ortak katkısıyla oluşmuş damak tatları için de eşsiz bir bölge.

Tarihteki birçok medeniyetin izlerini taşıyan Konya, tarihi ve mistik atmosferinin yanı sıra 9 bin yıldır tarım yapılan ovada çok sayıda medeniyetin katkısıyla oluşan mutfağı açısından da zengin bir kent. 

Karapınar ilçesinde ise ilk görenlere başka bir gezegende olduğu hissi uyandıran ortasındaki adayı çepeçevre saran suyuyla bir nazar boncuğunu andıran Meke Krater Gölü, fotoğraf meraklılarının da uğrak yerleri arasında.

Karaman'da, ziyaretçiler, tarihi kale, Tartan ve Hürram Ağa Konağını görebilir.

Kapadokya'nın giriş kapısı niteliği taşıyan Aksaray, Ihlara ve Manastır Vadileri, İpek Yolu üzerindeki hanları, yeraltı şehirleri, kilise ve camileriyle turistlerin ilgisini çekiyor.

Ihlara Vadisi içinde yer alan Belisırma'da, dere içine kurulmuş masalarda ayaklarınız serin suda, yöre yemeklerinin tadına bakmanın keyfini yaşayabilirsiniz.

Gürün ilçesindeki Şuul Vadisi ve Gökpınar Gölü ile Koyulhisar ilçesindeki yaylalar doğa tutkunlarını bekliyor.

Son yıllarda turizm kenti olma yolunda önemli mesafe kat eden Eskişehir'deki Porsuk Çayı'nda bot ve gondol turu yapılabilir.

Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinden Kapadokya, hem tatilcilere hem de tarih, kültür ve doğa meraklılarına birbirinden güzel alternatifler sunuyor.

Kapadokya'nın merkezini oluşturan Nevşehir, peribacaları ve balon turları ile hem göze, hem de birbirinden güzel yöresel tatları ile damak zevkine hitap ediyor.

-''DÜNYANIN NAZAR BONCUĞU''-

Anadolu Selçuklu Devleti'ne başkentlik yapmış Konya'ya yolu düşenler, Mevlana Müzesi, Alaaddin Tepesi, Meram bağları, 9 bin yıllık duvar motiflerinin bulunduğu Çatalhöyük, güneşin en güzel battığı yerlerden biri olan Beyşehir Gölü ve ''Dünyanın Nazar Boncuğu'' olarak ifade edilen Meke Gölü'nü mutlaka görmeli.

İnsanlık tarihinin bilinen en eski yerleşim merkezlerinden biri olan ve tarihte birçok medeniyetin izlerini taşıyan Konya, tarihi ve mistik atmosferinin yanı sıra 9 bin yıldır tarım yapılan ovada çok sayıda medeniyetin ortak katkısıyla oluşmuş damak tatları için de eşsiz bir kent.

Konya'ya gelen bir kişinin, şehri daha iyi anlayabilmesi için öncelikle Mevlana Müzesi'ne uğraması gerekiyor.

Mevlana ve yakınlarının kabirlerinin bulunduğu, olağanüstü süslemelerin göze çarptığı müzede ziyaretçileri Mevlevi kültürünün izlerini taşıyan eserler, el yazması kitapların yanı sıra balmumu derviş heykelleri karşılıyor.

Kente gelen kişiler, Konya Büyükşehir Belediyesince 20 ayrı dilde bastırılan Mevlana'nın en önemli eserlerinden biri olan 6 mini ciltlik, son derece şık görünümlü Mesnevi'yi, Mevlana şekerlerini ya da üzerinde

Mevlana ve mevlevilik konularının öne çıktığı hediyelik porselen-bakır kaplar ve semazen heykelciklerinden satın alabilir.

Cumartesi günleri Konya'ya gelenler, yine belediyenin Mevlana Kültür Merkezi'nde ücretsiz sunduğu sema gösterisini izleme olanağına sahip. Ayrıca, Selçuklu'ya uzun süre başkentlik etmiş olan kentte, bugün de Mevlana çevresindeki atölyelerde en yüksek kalitede el emeği ile üretilen çini işlemeli tabaklar, belki de Türkiye'de en hesaplı olarak Konya'dan alınabilir.   

Mevlana ziyaretinin ardından hemen yanındaki Mimar Sinan'ın eseri Selimiye Camisi görüldükten sonra, yine kent merkezinde bulunan, üzerinde Selçuklu taş ve ahşap sanatının zirveye ulaştığı tarihi Alaaddin Camisi'nin bulunduğu Alaaddin Tepesi, gezilebilir.

Türkülere ve şiirlere konu olan, Konya'nın sırtını yasladığı dağların yamacındaki Meram Bağları ise kent merkezine yaklaşık 5 kilometre uzaklıkta. Burada Meram Deresi ve tarihi Meram Köprüsü'nün çevresindeki restoranlarda Konya yemekleri tadılabilir, dere boyunca uzanan çay bahçeleri de dinlenmek isteyenlerin tercihi olabilir.

-KONYA'NIN VAZGEÇİLMEZİ FIRIN KEBAP-

Çok zengin bir yemek kültürü olan Konya'da, yanında közleme biberle ikram edilen etliekmek; tatlı soğanla birlikte sunulan, taze kuzu etiyle pişirilmiş fırın kebabı ve bamya çorbası tadılabilir. Bunun dışında en güzeli Konya'da pişirildiği belirtilen su böreği ve etli sarma da ana yemeğin yanında tadılabilecek lezzetler arasında.

Konya yemeklerin tadına, Mevlana çevresindeki geleneksel restoranlarda güvenle bakılabilir. Konya'da bol oksijenli dağ havasında kuzu eti yemek isteyenler için ise Beyşehir yolu Kızılören mevkisindeki et lokantaları tavsiye edilebilir.  

Otlak hayvancılığının yaygın olduğu ve süt ürünleri imalatının son derece geliştiği Konya'da yemeğin yanında asitli içecekler yerine, taze kese yoğurdundan yapılmış ayran, doğru tercih olacaktır.

Önceden planlanması durumunda ise akşam yemeği, Selçuklu Belediyesi tarafından restore edilen, Konya-Aksaray kara yolu üzerindeki, ovanın ortasındaki muhteşem manzarasıyla Zazadın Han'da yenilebilir. Ancak bunun için merkez Selçuklu Belediyesi ile önceden görüşüp grup rezervasyonu yaptırmak gerekiyor.

-ÇATALHÖYÜK-

9 bin yıllık duvar motiflerinin bulunduğu evlere sahip Neolitik dönem yerleşimi ve aynı zamanda dünyadaki en önem arkeolojik kazı alanlarından biri olan Çatalhöyük de görülmeye değer.

İnsanoğlunun yeryüzündeki macerasının en eski izlerini taşıyan Çatalhöyük, insanlık tarihinin birçok ilkini de içinde barındırıyor. Kazı ve eğitim çalışmaları, bu yıl da 100'den fazla arkeoloğun katılımıyla devam ediyor.

Konya'da, Beyşehir mutlaka ziyaret edilmesi gereken ilçeler arasında yer alıyor. Türkiye'nin en büyük tatlı su gölünün kenarında kurulu Beyşehir, göl manzarasında güneşin en güzel battığı yerlerden biri olarak kabul ediliyor.

Göl kenarında fotoğraf çekebilir, balık lokantalarında, meşe odunuyla pişirilmiş, ''senatör'' olarak bilinen levrek ve tatlı suların vazgeçilmez balığı sazanın tadına bakılabilir.

Beyşehir Gölü'nde çok uygun fiyatlarla, göl içindeki tarihi kalıntılar bulunan adalara ve Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubad'ın yazlık sarayı Kubadabad'ın kalıntılarının olduğu bölgeye düzenlenen yat turlarına katılmak da farklı bir alternatif.

Seydişehir-Antalya kara yolunun 22. kilometresinde, 1580 metre uzunluğundaki Tınaztepe Mağarası da mutlaka görülmesi gereken doğa harikalarından.

Karapınar ilçesinde ise ilk görenlere başka bir gezegende olduğu hissi uyandıran ortasındaki adayı çepeçevre saran suyuyla bir nazar boncuğunu andıran Meke Krater Gölü, fotoğraf meraklılarının da uğrak yerleri arasında.

Dünyada en ilginç yer yüzü oluşumlarından biri olarak kabul edilen Meke Gölü'nde güneşin batışı kaçırılmamalı. Geçmişte çok sayıda reklam, film ve katalog çekiminin yapıldığı bu ilginç gölle birlikte aynı bölgede bulunan benzer nitelikte göl oluşumları da görülebilir.

-KÜLTÜR VE İNANÇ TURİZMİ İÇİN KARAMAN-

Karamanoğlu Beyliği ve Selçuklu zamanından kalma birçok cami ve türbe bulunan Karaman, tarihi açıdan önemli bir yerleşim birimlerinden. Karamanoğullarının tarihi ve kültür mirasını taşıyan şehir kültür ve inanç turizmi açısından çok önemli ögeleri barındırıyor.

Taşkale beldesindeki Manazan Mağaraları'nda bulunan ve hiçbir kimyasal işlem yapılmadan günümüze gelebilen 1400 yıllık mumya, Karaman Müzesi'nde sergileniyor.

Karaman'da görmeden dönülmemesi gereken yerlerin başında Taşkale beldesindeki tarihi kaya oyma tahıl ambarları geliyor. Yöre insanının son derece dik ve düz yapıya sahip kayalığa oyulmuş ambarlara tırmanmaktaki ustalığı da görmeye değer.

Karaman'ın kuzeyinde 50 kilometre uzaklıkta Karadağ eteklerine kurulmuş halk arasında ''Binbir Kilise'' olarak bilinen Maden şehri tarih meraklılarının dikkatini çekecek bir ören yeri.
Yine Karadağ'ın üst tepeleri üzerinde yer alan Değle ören yerinde bulunan Bizans kiliselerinin kalıntıları, Aziz Paulus'un yaşadığı yerlerden birisi olması nedeniyle önem taşıyor.

Karaman'ın Kılbasan beldesi yakınlarında Karadağ eteklerinde sayıları 250 civarında olduğu tahmin edilen yılkı atları bulunuyor. Doğada özgürce yaşamlarını sürdüren bu atlara çok yaklaşmak mümkün olmasa da meraklıların ve fotoğraf tutkunlarının ilgisini çekiyor.

-CALLA VE ARABAŞI ÇORBASI-

Tarihi Karaman Kalesi, Tartan Konağı ve Hürram Ağa Konağı da kentte görülebilecek yerler arasında sıralanabilir.

Kuzu eti ve sebzeyle toprak tencerede odun fırınında pişirilen ''calla'', koyunuyla ünlü Karaman'da, koyun yoğurdundan yapılan yayık ayranıyla tadılabilir. Ayrıca, restoranlarda sebzeli bulgur pilavı, tadına bakmadan geçmemeniz gereken lezzetler arasında sayılabilir.

Karaman çorba çeşidi ve kültürünün zengin olduğu bir il. Beyaz etle yapılan iştah açıcı arabaşı çorbası bölgenin önemli lezzetlerinden birisi. Mevsimine rastlanırsa doğada kendiliğinden yetişen domalan mantarının da, Karaman mutfağını yansıtan bir lokantada tadına bakılabilir.

Karamanoğlu Beyliği zamanında medrese olarak yapılan, restore edildikten sonra da 10 yıldır restoran olarak kullanılan Hatuniye Restoran ise kent merkezinde geleneksel Karaman mutfağını tadabileceğiniz bir mekan.

Karaman'a 150 kilometre mesafede bulunan, sık ormanların arasından geçilerek ulaşılabilen Ermenek ilçesi ise yayla turizmi için ideal koşullar sunuyor. Ermenek'teki turistik dağ oteli, kartal yuvasını andıran bir noktadan, sis ve bulutlarla kaplı ormanlıkları ile eşsiz bir seyir zevki sunuyor.

-KAPADOKYA'YI GEZMEYE AKSARAY'DAN BAŞLAYIN-

Kapadokya'nın giriş kapısı niteliği taşıyan Aksaray, Ihlara ve Manastır vadileri, İpek Yolu üzerindeki hanları, yeraltı şehirleri, kilise ve camileriyle turistlerin ilgisini çekiyor.

Aksaray'daki yolculuğa, Türkiye'nin en büyük kervansarayı olan Sultanhanı'ndan başlanabilir. Dünyanın halı restorasyon merkezi olarak da bilinen Sultanhanı'ndan tarihi ve el dokuması halılar satın alınabilir.   

Aksaray Müzesi de mutlaka gezilmesi gerekenler arasında. Müzede Aşıklı Höyük, Güvercinkayası ve Acemhöyük kazı alanlarından çıkarılan eserler ve mumyalar sergileniyor.

Aksaray'a 40 kilometre mesafedeki Ihlara Vadisi ise yerli ve yabancı turistlerin en fazla ilgi gösterdiği yerlerin başında geliyor.

Güzelyurt ilçesindeki Manastır Vadisi, erken Hristiyanlık dönemi kaya oyma kilise ve şapelleriyle ünlü. Ihlara Vadisi dışında Yüksek Kilise, Kızıl Kilise, Gaziemir yer altı şehri ve Gelveri evlerinin bulunduğu Güzelyurt ilçesi Aksaray'a gelen herkesin görmeden ayrılmaması gereken oldukça otantik bir yerleşim birimi.

Ihlara Vadisi içinde yer alan Belisırma'da, dere içine kurulmuş masalarda ayaklarınızı serin suya sokarak yöre yemeklerinin tadına bakmanın keyfini yaşayabilirsiniz.

Aksaray'da mutlaka tadılması gereken lezzetlerin başında Kurtuluş Mahallesindeki geleneksel bir restoranla özdeşleşen kıymalı pide ve şerbetli peynirli pide geliyor.

Kentin önemli damak tatlarından birini de ''Aksaray Tava'' olarak adlandırılan, saçta ya da tavada taze kuzu etiyle pişirilen yemek oluşturuyor.

Aksaray tava, isteğe bağlı olarak ineğin sırt etinden de yapılabiliyor. Ancak Aksaray'ın merkeze bağlı köylerine yolunuz düşer ve bir eve konuk olursanız, köy ekmeğini, ''Toprak çömlek içinde kuzu etiyle geleneksel yer fırınında pişirilmiş kuru fasulyeye banabilirsiniz.

-HASAN DAĞI'NDA KUZU ÇEVİRME KEYFİ-

Ayrıca Aksaray, yayılma koyun yetiştiriciliğinde ön sıralarda gelen bir il. Aksaraylılar, önemli bir kutlama ya da davet vermek istediklerinde, kent merkezinden 35 kilometre uzaklıktaki Hasandağı eteklerinde yer alan Helvadere beldesine geliyor.

Beldenin yol üzerindeki köylerinde satılan, kekik kokulu Hasan Dağı'nın eteklerinde otlatılmış kuzulardan satın alıp, Hasandağı Piknik Alanı'nda kuzu çevirme yapıyor. Yeşil dokusuyla çok güzel bir piknik alanı olan Hasan Dağı eteklerinde burada pişirilen kuzu etinin tadına bakmadan Aksaray'dan ayrılmak, büyük bir kayıp sayılabilir.

Aksaray'da ayrıca, Türkiye'deki en büyük kervansaraylardan biri olan, Konya-Aksaray yolu üzerindeki Selçuklu dönemi eseri Sultanhanı ve aynı ismi taşıyan beldedeki, dünyanın adeta halı tamir merkezi konumunda olan atölyeler de görülmesi gerekenler arasında.

-SİVAS KÖFTESİ, MADIMAK ÇORBASI-

Tarih, inanç, kültür, doğa ve kaplıca turizmi açısından önemli bir kent olan, birçok medeniyetin izlerini taşıyan bir açık hava müzesi konumundaki Sivas'ta görmeden, yemeden ve içmeden dönülmemesi gereken yöreye özgü birçok değer bulunuyor.

Kurtuluş Savaşı'na ışık tutacak kararların alındığı Sivas Kongresi'nin yapıldığı, bugün Atatürk Etnografya ve Kongre Müzesi olan tarihi bina, kente gelen ziyaretçilerin gezmeden gitmemesi gereken eserler arasında yer alıyor. O dönemdeki haliyle muhafaza edilen kongrenin gerçekleştirildiği salon, delegelerin oturduğu sıralar ve o dönemi yansıtan eşyalar, ziyaretçiler üzerinde büyük bir manevi etki bırakıyor.

Sivas'a gelen tatilcilerin uğraması gereken yerler arasında Divriği ilçesindeki UNESCO'nun Dünya Kültür Mirası Listesinde yer alan ve ''Görmeden ölmeyin'' sloganıyla tanıtımı yapılan Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası da yer alıyor. Yerli ve yabancı turistlerin uğrak mekanı olan ve Anadolu erken dönem mimarisinin en seçkin örneklerinden olan Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası, taş bezemeleri, 3 boyutlu geometrik stilleri, mimari özellikleri ve manevi havasıyla eşsiz bir eser.

Kangal Balıklı Kaplıcalarında ''doktor balıkların'' sihirli dokunuşlarını hissetmeden de kentten ayrılmamak gerekiyor. İstekliler, yöredeki dünyaca ünlü kangal köpeklerinin üretildiği çiftlikleri ziyaret ederek irilikleriyle dikkat çeken ve Evliya Çelebi'nin ''Aslan kadar kuvvetli'' diye söz ettiği bu köpeklerle fotoğraf çektirebilir.
Sivas'ı gezmeye gelenler, Sivas köftesi, madımak çorbası, Sivas Peskutan çorbası, Sivas pezik turşusunu ve mıhlamasını tatmalı.

-KELLE YEMEDEN, HAMAMA GİRMEDEN DÖNMEYİN-

Ayrıca yörede ''kelle kırdırmak'' olarak adlandırılan, özellikle kış aylarında sabahın erken saatlerinde ''kahvaltı'' olarak sofraların değişmez yemeklerinden olan fırında kelleyi damak zevkine uyanlar için farklı bir alternatif. Sivas'ın tarihi hamamları ziyaret edilebilecek önemli yerler arasında.

Konaklarıyla da birçok eşsiz eserin bulunduğu Sivas'ta, Susamışlar, Abdi Ağa, Osman Ağa, İnönü ve Akaylar Konağı gibi tarihi yansıtan konaklar ziyaretçilerini bekliyor.

Kaplıcaya gitmek isteyenler ise Çermik kaplıcalarını ziyaret edebilir, Çermik'e gidenler ise Yıldızeli ilçesine bağlı Kayalıpınar köyündeki Kayalıpınar Harabe Ören Yeri'ni görebilir.

Ayrıca Sivas Belediyesince bir süre önce yeniden düzenlenen ve çok güzel bir görünüme kavuşturulan Paşabahçe piknik alanında piknik yapılabilir.

Sivas'ın Şarkışla ve Gemerek ilçelerine gidenler ise ünlü halk ozanı Aşık Veysel Şatıroğlu'nun Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyündeki mezarını ziyaret edebilir.

Gemerek ilçesinde ise Sızır beldesindeki Sızır Şelalesi'ni ya da Çat Yaylası'nı da mutlaka görmeli. Gürün ilçesindeki Şuul Vadisi ve Gökpınar Gölü ile Koyulhisar ilçesindeki yaylalar doğa tutkunlarını bekliyor.
Ayrıca aşıklar diyarı olarak bilinen Sivas'ta, aşıklar derneğinde ozanların saz eşliğinde atışmasını dinlemeden, tarihin izlerini yansıtan ve yöreye özgü birçok süs eşyasının satışının yapıldığı Buruciye Medresesi'nde çay içmeden kentten ayrılmamalı.

Sivas'tan ayrılırken yakınlara hediye olarak Sivas halısı ve kilimi, Sivas bıçağı, Sivas kalemi, Sivas gümüşü ve Sivas kemik tarağı alınabilir.

-PORSUK ÇAYI'NDA BOT VE GONDOL TURU-

Son yıllarda turizm kenti olma yolunda önemli mesafe kat eden Eskişehir, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekecek pek çok özelliğe sahip.

Kent merkezinde kurulu Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayi AŞ'de (TÜLOMSAŞ) sergilenen İlk Türk yapımı otomobil olan ''Devrim'' görülebilir. Yaklaşık 10 yıldır fabrika bahçesinde sergilenen Devrim, yerli ve yabancı pek çok turistin ilgisini çekiyor.

Kent merkezinden geçen Porsuk Çayı'nda bot ve gondol turu yapılabilir. Eskişehir'e son yıllarda yapılan ve farklı özelliklere sahip parklar gezilebilir. Muhteşem bir kent manzarası sunan Şelaleli Park, suni plajı bulunan Kentpark ile içinde masal dünyası, orijinal boyutta korsan gemisi ve deney sahalarının bulunduğu Bilim, Sanat ve Kültür Parkı kentte gezilebilecek yerler arasında.

Eskişehir'de görülmeye değer bir diğer yer ise kente 40 kilometre uzaklıktaki Seyitgazi ilçesi Frigya Vadisi'nde bulunan Yazılıkaya (Midas) anıtı. Dünyanın en önemli açık hava anıtlarından biri olarak kabul edilen Yazılıkaya'nın üzerindeki yazıların henüz çözülememiş olması anıtın gizemini artırıyor.

Han ilçesindeki yer altı kenti, Türk İslam düşünürü ünlü mizah ustası Nasreddin Hoca'nın fıkralarının görsel olarak anlatıldığı Sivrihisar ilçesine bağlı Nasreddin Hoca beldesi, inanç turizmi merkezlerinden biri olan Seyitgazi ilçesindeki Seyit Battal Gazi Külliyesi, Mihalıççık ilçesinde bulunan Yunus Emre'nin mezarları da kente gelenler tarafından görülmeli.

Adı Eskişehir ile özdeşleşen lületaşının işlendiği Atlıhan El Sanatları Çarşısı ve tarihi Odunpazarı evleri de gezilebilecek yerler arasında.
Eskişehir'de çiğbörek ve met helvası tadılabilir.

-TESTİ VE TANDIR KEBABI-

Türkiye'nin orta yerinde, Karadeniz'i Akdeniz'e, Doğu Anadolu'yu Batı bölgelerine bağlayan yolların kesiştiği noktada, Milli Park Çamlığın eteklerinde kurulu Yozgat'a bir şekilde yolu düşenler, yöreye özgü tescilli ''Testi'' ve ''Tandır'' kebabını tadabilir.

Yıllarını lokanta işletmeciliğine veren isimlerden Cahit Seçkin, testi kebabının tadına varıp bu lezzeti yeniden tatmak isteyenlerden sipariş aldıklarını bu siparişlerin Ankara'dan Erzurum'a kadar uzandığını ifade etti.

Her iki kebabın da kendine özgü malzemesi ve hazırlanış biçimi var. Her usta bu lezzeti yakalamayı başaramayabilir. Kebapları soğuk mesafelerden sipariş edenler, ısıtıp yeme imkanına sahip.

Yozgat'ın tescilli damak tadı testi kebabı, adından da anlaşılacağı gibi hazırlanan malzemeler su testisi içerisine doldurularak, pişirilip, servis ediliyor. Yöreye özgü tandır kebabı ise kuzu etinden yapılıyor.

Bir gün önceden taze kesilmiş koyun, kuzunun kaburga bölgesinden alınan et, terbiye edilip, dinlendirildikten sonra kor ateşte demirlere takılarak pişiriliyor.

-KAPADOKYA'DA BALON SEYAHATİ-

Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinden Kapadokya, hem tatilcilere hem de tarih, kültür ve doğa meraklılarına birbirinden güzel alternatifler sunuyor. Kapadokya'nın merkezini oluşturan Nevşehir, peribacaları ve balon turları ile hem göze, hem de birbirinden güzel yöresel tatları ile damak zevkine hitap ediyor.

Kapadokya, görülecek, gezilecek mekanları, tadılacak yiyecek ve içecekleri, konaklanacak butik, kaya otel ve peribacalarından dönüştürme pansiyonları, 4 mevsim görülmesi gereken peribacaları, sabah saatlerinde balon turları, öğle saatlerinde yöresel yemekleri, akşam ise gün batımıyla mutlaka ziyaret edilmesi gereken eşsiz bir yer.

Akşam saatlerinde geldiğiniz, Kapadokya'nın merkezini oluşturan Nevşehir'de, merkeze bağlı Uçhisar beldesindeki birbirinden otantik, kayadan oyma bir butik otelde ya da Göreme beldesindeki peribacalarından dönüştürme otantik, içleri yazları serin, kışları sıcak olan bir pansiyon konaklanabilinecek alternatiflerden.

Böyle bir atmosferde geceyi geçirdikten sonra sıcak hava balonu ile Kapadokya'nın eşsiz güzelliğini ilk olarak havadan görmeden bölgeden ayrılmamak gerek.

Balonla gökyüzünden yaptığınız turun ardından muhakkak Göreme Milli Parkı sınırlarındaki, tarihte manastır hayatının yaşandığı, kiliseler, şapeller ve bu yaşama ait izleri görebileceğiniz Göreme Açık Hava Müzesi ziyaret edilebilecek önemli yerlerden.

Göreme Açık Hava Müzesinin yanı sıra tarihte gizli barınma, sığınma ve ibadet merkezleri olarak kullanılan Derinkuyu ya da Kaymaklı yer altı şehirleri de mutlaka keşfedilmesi gereken gizemlerden.

Öğle yemeğinde yöresel yemekler tadılabilir. Yörenin meşhur üzümünün suyu ya da bu üzümden yapılan şaraplar denenebilir. Yöresel yemekler arasındaki çömlekte kuru fasulye, testi kebabı tadılmaya değer.

Kapadokya'nın eşsiz peribacaları manzaralı vadilerinden biri, yaya ya da atlı turlara katılarak gezilebilir. Peribacalarının, görücüye çıkar gibi yan yana dizili durduğu, adeta birer manken edası ile objektiflere poz verdiği zelve ve paşabağı ören yerini görmeyenler, çok şey kaçırmış olur.

Ziyaretçiler, Ürgüp ilçesi girişindeki, bugüne kadar çok sayıdaki Kapadokya konulu televizyon belgeseline konu olmuş, dergilere broşürlere kapak olmuş 3 güzeller adındaki yan yana duran üç peribacasını yerinde görüp, önünde hatıra fotoğrafı çektirilebilir.

Hacıbektaş Veli'nin türbesinin bulunduğu Hacıbektaş Müzesi ve Külliyesi ziyaret edilerek, Hacıbektaş mutfağı, onun döneminde kullanılan çeşitli eşyalar görülebilir, ziyaretin ardından Hacıbektaş Kültür Merkezi'nde her gün semah gösterisi izlenebilir.

Şifa dağıtan termal suyu ile ünlü Kozaklı ilçesi, uğranması gereken yerlerden.

-KAPUZBAŞI TAKIM ŞELALELERİ GÖRÜLMEYE DEĞER-

Kayseri, tarihi dokusu, doğal güzellikleri ve yöresine özgü tatlarıyla yerli ve yabancı turistlere farklı seçenekler sunuyor.

Sönmüş volkanik dağ olan 3917 metre yüksekliğindeki Erciyes, kış aylarında kayakseverlerin gözdesi konumunda. Kent merkezine 23 kilometre uzaklıktaki Erciyes, toz karı sayesinde tatilcilere ve sporculara daha farklı şekilde kayma zevki yaşatıyor. Dağcılık merakı olanlar da zaman zaman Erciyes'in zirvesine tırmanıyor.

Erciyes Dağı, kayak turizminin yanı sıra yaz aylarında da sıcaktan bunalanlara serin havada piknik yapma imkanı da sunuyor. Bazı kişiler, 2 bin 500 metre yükseklikteki Tekir Yaylası'na çadır kurarak alternatif bir tatil geçirebiliyor.

Kayseri'ye gelenlere görmeleri tavsiye edilen doğa harikalarından biri de Yahyalı ilçesindeki Kapuzbaşı takım şelaleleri. Dik bir dağın doğuya bakan yamacının ortasından akan suyun oluşturduğu şelalenin yakınında, yine dağ yamacından yan yana akan 3 farklı şelale, izleyenleri kendisine hayran bırakıyor.

Şelale yakınında kurulan küçük ahşap evler, tatilcilere konaklama imkanı da sunuyor. İlçe merkezi ile takım şelaleleri arasındaki yolda seyahat edenler, derin vadilerden çizgi gibi akan dereleri, yeşilin farklı tonlarıyla kaplı doğayı da izleme imkanı buluyor.

Kayseri'deki doğa harikalarından biri de Yahyalı ilçesindeki Derebağ Şelalesi. Şelale etrafındaki mesire yerlerinde piknik de yapılabiliyor.

Şelaleleri görmek için ilçeye gidenlere, Yahyalı kirazının tadına bakmaları da öneriliyor. Kirazın en önemli özelliği, lezzetli, iri ve sulu olması.

Erciyes Dağı'nın güney eteklerinde bulunan Develi, Yahyalı ve Yeşilhisar ilçeleri arasındaki Sultansazlığı Kuş Cenneti, sıcak bölgelere göç eden kuşların önemli konaklama alanları arasında yer alıyor. 300'den fazla kuş türünü barındıran Sultansazlığı'nda fotosafari de yapılabiliyor.

Suntansazlığı'na gelenlere, Develi ilçesine özgü ''cıvıklı'' pidesinden tatmaları da tavsiye ediliyor. Koyun eti, kuyruk yağı, domates ve biberin bıçakla kıyılıp, hamura dizildikten sonra fırında pişirilmesiyle yapılan ''cıvıklı'', limon ve maydanoz ile ikram ediliyor.

Tarihi 6 bin yıl öncesine kadar uzanan Kayseri, günümüze kadar ayakta kalmayı başaran eserlerle de dikkat çekiyor. 4 bin yıl önce Asur Ticaret Kolonilerinin ticaretle uğraştıkları Kültepe Höyüğü'ndeki kazılarda ortaya çıkarılan çivi yazılı kil tabletler, kentteki ticari hayatın ne kadar eski olduğuna ışık tutuyor.

Kayseri'ye gelenler, kazı alanına düzenlenen kültür turlarına katılarak, kentin ticari kimliğine tanıklık edip, höyükteki 4 bin yıl öncesine ait yaşam alanlarını görme imkanı buluyor.

Kent merkezinde görülmesi tavsiye edilen Gevher Nesibe Medresesi Tıp Tarihi Müzesi de 1206 yılından günümüze kadar ayakta kalmayı başarmış. Tarihte tıp eğitiminin verildiği ''ilk medrese'' olma özelliği taşıyan medresede, akıl hastalarının müzik, su ve kuş sesiyle tedavi edildiği özel bölmeler de yer alıyor.

Medresenin giriş kapısındaki süslemelerin gölgesi, öğlen saatlerinde güneş tam tepedeyken ellerini göğsünde birleştirmiş kadın siluetini andırıyor.

Yeşilhisar ilçesine bağlı Soğanlı köyündeki örenyeri de ''Kayseri'nin Kapadokyası'' olarak nitelendiriliyor. Doğal kaya oluşumları ve kayadan oyma kiliseler, turistlerin ilgisini çekiyor. Yöre kadınlarının bezlerden yaptığı folklorik kıyafetli Soğanlı Bebekleri, bölgeyi ziyaret edenlere hediyelik eşya olarak satılıyor.

Kayseri, yöresel lezzetleriyle de farklı tatlar sunuyor. Sucuklu yumurta, sucuk içi, sucuklu pide, kağıtta pastırma ve özel baharatlarla hazırlanmış Kayseri mantısının yanı sıra, katmer, yağlama, yağ mantısı gibi hamur işleri de tadılması önerilen lezzetler arasında.

Bünyan ve Akkışla ilçelerinde su kenarlarında yetişen üzüm tanelerinin daha küçüğünü andıran ''gilaboru'' bitkisinin suyu da farklı tadıyla ilgi çekiyor. Sonbaharda toplanıp, salamura yapıldıktan sonra ilkbaharda sıkılarak suyu tüketilen ''gilaboru'', Mimar Sinan'ın doğum yeri olan Ağırnas beldesinde de yetişiyor.

Müzeye dönüştürülen Sinan'ın evini ziyarete gidenlere, böbrek rahatsızlığına da iyi geldiği iddia edilen bu sudan içmeleri öneriliyor.

-SEYFE GÖLÜ VE YERALTI ŞEHİRLERİYLE KIRŞEHİR-

Kırşehir'de Cacabey ve Ahi Evran camilerini, Seyfe Gölü'nü, Japon bahçesini görebilir, Hirfanlı Barajında su sporu yapabilir, termal kaplıcalara girebilir, Kaman cevizini tadabilir, Abdallar topluluğu ile davul zurna ekibinin gösterisini izleyebilirsiniz.

Kırşehir'deki tarihi eserler arasında en çok ilgiyi, Cacabey Camisi görüyor. Selçuklular döneminde 1271 yılında Kırşehir Emiri Nurettin Cibril bin Cacabey tarafından yaptırılan camide, tarihi kayıtlarda astronomi alanında eğitim verildiği bildiriliyor.

Caminin dört köşesinde bulunan ve rampasında fırlatılmayı bekleyen rokete benzeyen mimarisi, bu bilgiyi adeta doğrular nitelikte.

Kırşehir, esnaf ve sanatkarlar arasında birlik ve beraberliği sağlayan Ahilik Teşkilatı'nın kurucusu Ahi Evran Veli'nin türbesine de ev sahipliği yapıyor. İçinde türbenin de yer aldığı Ahi Evran Camisi, 1482'de yapılmış.

Ahi Evran Veli anısına kentte her yıl Ahilik Kültürü Haftası düzenleniyor. Hafta etkinlikleri içinde en çok ilgiyi, geçmişi yüz yıllar öncesine dayanan ve ustalıktan kalfalığa geçişi anlatan ''Şed Kuşatma Töreni'' çeker.

Kentin doğal güzellikleri arasında bulunan Seyfe Gölü, birçok kuş türünün konakladığı önemli bir sulak alan. Doğaseverler, gölün batısında yer alan höyük şeklindeki tepeden, göldeki kuşları gözlemleyebiliyor.

Kaman ilçesine bağlı Çağırkan beldesinde, kazı çalışmaları Japon bilim adamlarınca sürdürülen Kalehöyük, binlerce yıl öncesine ışık tutuyor. Japonların, kazı alanının yakınına kurduğu ve ülkelerine özgü bitki türlerinin yetiştirildiği Japon bahçesi de kentin görülmeye değer yerlerinden biri.

Çağırkan'a uğramışken Kaman ilçesine özgü cevizden de tadılması öneriliyor. Kabuğu ince ve kolay kırılabilen Kaman cevizi için ilçede her yıl festival düzenleniyor.

Kaman ilçesi sınırlarına da giren Hirfanlı Barajı gölünde zaman zaman su sporları etkinlikleri düzenleniyor. Su sporu meraklıları baraj gölünde, su kayağı, yelken ve rüzgar sörfü yapabilir.

Kent merkezindeki termal kaplıcalar, insanlara hem tatil yapma hem de şifa bulma olanağı sağlıyor. Termal su havuzlarında yüzülebildiği gibi, bazı sulardan içilerek de şifa aranabiliyor.

Kırşehir'e gelmişken, bozlak ustası merhum Muharrem Ertaş'ın torunlarını dinleyip izlemeden dönmek olmaz. ''Abdallar Topluluğu'' adıyla bilinen grubun türküleri ile davul zurna eşliğinde sunulan gösteri, ilgi çekiyor.

Mucur ilçesi ile Dulkadirli beldesindeki yeraltı şehirleri de kentin görülmeye değer mekanları arasında yer alıyor.

-AÇIK HAVA MÜZESİ NİĞDE-
Niğde'ye gelip de Alaaddin Camisi'nin girişine düşen taçlı kadın başı siluetini, gülen Meryem Ana figürlü Gümüşler Manastırı'nı, ''mumyalı'' müzeyi görmeden, Çiftehan kaplıcalarında şifa aramadan, Niğde gazozu içmeden dönmemek gerek.

Niğde, İç Anadolu Bölgesinin ortasında, tarihi ve doğal güzellikleri ile adeta açık hava müzesini andıran bir kent.

Niğde'nin görülmeye değer en önemli eserleri arasında, Niğde Kalesi yanındaki Alaattin Camisi geliyor. 1123 yılında yaptırılan caminin en önemli özelliği, giriş kapısında günün belirli saatlerinde beliren taçlı kadın başı.

Doğu kapısına saat 09.30-11.30 saatleri arasında güneşin gölgesi, taçlı bir kadın başı figürü oluşturuyor.
Efsaneye göre, usta, aşık olduğu ve hiç evlenemeyeceğini bildiği Niğde Sancakbeyi'nin kızına duyduğu aşkı sonsuza dek yaşatmak için kapı süslemesinde ışık hilesine başvurmuş.

Kent merkezinden 6 kilometre uzaktaki Gümüşler Manastırı, dünyada eşine ender rastlanan güzelliklerle dolu. Yüzyıllardır ihtişamını koruyan manastır, duvarındaki gülen Meryem Ana figürü ile tanınıyor.

Bor ilçesine bağlı Kemerhisar beldesinde 8 yıldan bu yana sürdürülen Tyana Antik Kenti kazılarında, saklı kalan tarih gün yüzüne çıkarılmaya çalışılıyor. Kemerhisar'ın adını, yüzyıllardır ayakta kalmayı başaran su kemerlerinden aldığı belirtiliyor.

İlçede, dünyanın ''ilk olimpik yüzme havuzu'' olarak nitelendirilen havuz da turistlerin görmek istediği mekanlar arasında. Kraliçe Kloepatra'nın bu havuzda süt banyosu yaptığı da rivayet ediliyor.

Kentin doğal zenliklerinden Narköy'de bulunan ve suyu sodalı olan krater gölü, doğa yürüyüşü, kayak ve dağ tırmanışları için farklı seçenekler sunan Demirkazık ve Bolkar Dağları ile Aladağlar Milli Parkı da görülmeye değer alanlar içinde yer alıyor.

Şehir merkezindeki Niğde Müzesi, sergilenen mumyalarıyla ziyaretçilerin akınına uğruyor. ''Mumyalı Müze'' olarak da bilinen müze, 2003 yılında Avrupa'da yılın müzesine aday gösterilmişti.

Kenti ziyarete gelenlere tavsiye edilen diğer bir mekan da Ulukışla ilçesine bağlı Çiftehan beldesindeki kaplıcalar. Termal suların çıktığı bölgeye kurulan kaplıcalarda her yıl binlerce kişi şifa arıyor.

Niğde'de gelmişken kendine has tadı olan Niğde gazozundan içilmesi, oğma ve tarhana çorbası, soğan yahnisi, Bor söğürmesi ve tirit gibi yöreye özgü yemeklerden tadılması da tavsiye ediliyor.

  Editör :  Orhan AKSOY

2698 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Bu Habere Toplam 27 Puan Verildi

  Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 

 Günün Fotoğrafı



 
 Gazeteler



 
 Duyuru
  ERTAJANS FACEBOOKDA  

  BİZE ULAŞIN....  

 
 Köşe Yazıları

Emrah ÇAKICI

Emrah ÇAKICI ¬
EREĞLİ LİDERLERİ AĞIRLADI

MURAT ARICAN

MURAT ARICAN ¬
NASIL ŞENLİK BU ?

LEVENT KÖKBUDAK

LEVENT KÖKBUDAK ¬
EVET Mİ? HAYIRMI?
 
 
Bugün için Haber Eklenmedi.
KONYALI ŞEHİDİN EVİNE ATEŞ DÜŞTÜ KONYALI ŞEHİDİN EVİNE ATEŞ DÜŞTÜ
Tuncelide terör örgütü mensuplarının bir hidroelektrik santraline düzenlediği saldırıda çıkan çatışmada şehit düşen Piyade Komando Uzman Çavuş Bilal Gülcanın (23) Konyanın Akşehir ilçesindeki baba ocağında hüzün ve gözyaşı var...

EREĞLİ EVET DİYECEK
EREĞLİDE KAÇAK TÜTÜN OPERASYONU
OYMAKTAN AÇIKLAMA
KIRTASİYE MASRAFLARI BAŞLADI
DEĞİŞİM İÇİN KAPININ ARALANMASINDAN YANAYIM
TATLICILARDA BAYRAM SEFERBERLİĞİ
ALİ SAĞLAMDAN SÜRÜCÜLERE UYARI
BLD BŞK EREĞLİ HALKININ BAYRAMINI KUTLADI
 
 Takvim
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 4
 Bugün : 99
 Dün : 651
 Toplam : 585226
 Ip No : 38.107.191.82
     

 
 Son Haberler
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 1.5033 1.5106
  Euro 1.9179 1.9272
 
 Hava Durumu



 
 Ulusal Haberler
 
 Yerel Haberler
 
 Reklamm
 

 



 
 

bilgi@ertajans.net - 0 332 712 77 37
   © Copyright - 2008- E R T Bölgenin İlk Haber Ajansı - Tüm Hakları Saklıdır.