Geçtiğimiz hafta içerisinde haber yaptığımız ‘İvriz Mağarası’ gerek yerelde gerekse ulusalda yankı buldu. Ereğli Dağcılık Ekibinin gezisinin ardından manşetlere taşınan bu haber için Cumartesi günü Dağcılık Ekibi üyeleri ile birlikte İvriz’e gittik. Halkapınar Belediye Başkanı Fatih Şentürk’te bu geziye katılanlar arasında yer aldı.
Su kaynağının hemen yanından başladığımız gezinin yorucu ancak zevkli geçeceğini daha ilk adımda anlamıştık. Yol boyunca geniş bir mağara girişi gözlerimize aşina olmuş ancak gideceğimiz mağaranın o olmadığı Ereğli Dağcılık Ekibi tarafından bize söylendi. Yaklaşık 1-1,5 km’lik bir yürüyüşün ardından mağaranın bulunduğu yere geldik. Bu mağara bize göz aşinalığı yapan mağara girişinin hemen yanında idi. Küçük bir girişi olan mağara önünde biraz soluklandık. Ne yalan söyleyelim uzun zamandır yürüyüş yapmadığımız için kısa sürede nefesimiz kesilmişti. Hatta Şenol arkadaşımız geri dönmeyi bile düşünmüştü. Ama mağaranın içinde bizi bekleyen görüntüleri düşününce adımlarımızı daha sağlam bastık. Ve nihayet zor da olsa mağaraya geldik.
Gerekli malzemeleri alarak çektiğimiz besmele ile mağaraya girdik. Girişinin küçük olması nedeniyle mağaranın da küçük olacağı düşüncemiz içeri girdiğimizde bizim yanıldığımız gösterdi. Birkaç adımdan sonra mağaranın eşsiz güzelliği el lambaları eşliğinde gözlerimizin pasını silmeye başladı. Girişten itibaren dikkatimizi duvarlardaki sarkıtlar, dikitler ve sütunlar çekmeye başladı. Bu muhteşem görüntüler eşliğinde bilgi alarak mağarayı keşfetmeye başladık. İçi çok genişti. Ilıman bir hava vardı. Yerler ise oluşumun devam etmesi sonucu ıslaktı. Zaman zaman ayaklarımızın kayması bize zor anlar yaşatıyordu. Çoğumuz hayatımızda ilk defa yarasaları canlı olarak gördü. Yürüyüşümüz devam ediyordu. Sular sürekli akıyordu. Bu suların sürekli sabit bir noktaya akması sonucu binlerce, milyonlarca yıl sonra dikitlerin, sütunların, sarkıtların oluştuğunu öğrendik. İnanılmaz bir manzara ve inanılmaz bir güzellik mağarada bizi büyülemişti. Fatih Şentürk başkana “Hazinenin üzerinde oturuyorsun ama farkında değilsin” dedim. Güldü. “Murat’cığım ben şu an rüya alemindeyim. Böyle bir hazinenin farkında olsak şimdi burada ne işimiz vardı” dedi.
Yaklaşık 250 metre uzunluğunda 20 metre genişliğinde ve 30 metre yüksekliğinde tahmin edilen mağara içinde ne kadar zaman kaldığımızı hatırlamıyorum. Ama kaldığımız zaman içinde kokladığımız havanın, aldığımız hazzın ne kadar keyifli olduğunu anladık. Çünkü doğal bir güzelliğin yanında yerlerin kaygan olması nedeniyle Emrah Çakıcı ve ben düşmemize rağmen neşemizden bir şey kaybetmeden geziye devam ettik.
Daha sonra Kızlar Sarayına doğru yürüyüşe geçtik. İvriz Kaya Anıtının hemen üzerindeki tepenin ardında yer alan Bizanslılar döneminden kalma kale kalıntıları dikkatimizi çekti. Birkaç dakikalık molanın ardından yürüyüşümüz yeniden hız kazandı. İvriz’in doğal güzellikleri arasında uzun bir yürüyüşün ardından Kızlar Sarayına geldik. Tarihe ışık tutan bu muhteşem tapınaktan geriye sadece kalıntıların kalması üzüntü verdi bize. Bizanslılardan kaldığı söylenen bu tarihi eserlerin kullanım amaçları arasında kendilerini sosyal hayattan soyutlayan ve dinlerine adayan rahibe ve rahipler tarafından kullanıldığı öğrendik. Tamamen tahrip olmuş bu kalıntılardan elle tutulanları ise maalesef bizler koruyamamışız. Özellikle define avcılarının tahrip ettiği bu bölgede dikkat çeken bir başka güzellik ise İvriz Kaya Anıtının bir benzerinin de kayalara işlenmesi oldu. Ancak bu kabartmanın doğa koşullarına karşı daha açık bir alanda olması ve insanoğlunun hedef tahtası konumunda bulunması nedeniyle fazla deforme olmuş durumda. Yüreğimiz burkularak ağır ağır yola koyulma başladık. Uzun bir yolculuğun ardından İvriz’e indik. Bu esnada Halkapınar Kaymakamı Osman Doğramacı İvriz Mağarasını gezmek için Dağcılık Ekibi ile birlikte mağarada buluştular. Biz yorgunluktan bitkin bir şekilde İvriz Köyü Köy Konağında dinlenirken Kaymakam Doğramacı ve Dağcılık Ekibi’de bize katıldı. Tabi Halkapınar Belediye Başkanı Fatih Şentürk’te bizleri yalnız bırakmadı. Yapılan değerlendirmelerde mağaranın bir an önce keşfinin yapılarak doğa turizmine kazandırılması gerektiği konuşuldu. Yeni bir heyecan dalgası yaratan mağara ile birlikte Kaya Anıtı, Kızlar Sarayı, Kale surları bölgenin önemli turizm ayağını oluşturuyorlar. Bölgenin eko turizmine uygun yapısı nedeniyle Kaymakam Doğramacı kısa sürede bir proje geliştirilmesi gerektiğini belirtti ve Konya Valisi ile görüşerek gerekli çalışmaların başlatılmasını isteyeceğini ifade etti.
Umarım Ereğli ve Halkapınar adına bu çalışmalar kısa sürede başlatılır ve yıllardır hayali kurulan doğa turizmi canlandırılır.