Son dönemlerde nedendir bilinmez insanlar kendi sorunlarını dile getirmekten imtina ederken, sorunlarını onların yerine basının çözmesini bekler hale geldi. Tabiri caizse yel değirmenlerine savaş açamayanlar basını Donkişot yerine koymaya oldukça merak sardı.
Seçimle veya atama yöntemiyle görev alan ve bunun için zorlanmadan kendiliğinden ortaya çözüm bulmak ve hizmet üretmek adına çıkanlar, iyi günde hiç akıllarına getirmedikleri basını ve dolayısıyla basın mensuplarını kullanabileceklerini sıkça düşünür oldular.
Bunu yaparken, kendileri etliye sütlüye dokunmazken, onların adına kurum, kuruluş ve yöneticileriyle basının muhatap olmasını beklerken, kamu adına hizmet etme gayreti içerisinde bulunan basın mensuplarına da çamur atmayı ihmal etmemeleri hem düşündürücü, hem de meslek adına üzücüdür.
Bu konuya nereden mi girdik. Kısaca bahsedeyim isterseniz. Bir siyasi partimizin ilçe teşkilatlarından birinin düzenlediği bir basın toplantısına bazı meslektaşlarımızla birlikte katıldık. Orada çok sayıda mahalle muhtarı da yer alıyordu. Siyasi partinin ilçe başkanı, muhtarların bir takım hizmet alımı sorunları olduğunu dile getirdikten sonra muhtarlara sorunlarını sordu. Kendi aralarında bahsedilen ufak tefek sorunların dışında hepside sus pus oturdular. Sanırsınız ki, onların sorunlarını parti temsilcisi dile getirecek, basın mensupları da çözecek.
Ama konu onunla da sınırlı kalmadı. Siyasi parti ilçe başkanı sözü basını suçlamaya kadar götürdü. İsim vermeden basın mensuplarının muhtarlardan haber karşılığı para istediğine getirerek, toplantıya katılan basın mensupları töhmet altına soktu. İtirazımız biraz yüksek sesle olunca konu işin şaka olduğuna kadar geldi. Hayır, bu gün 1 Nisan olsa kötü bir Nisan 1 şakası diyeceğim ama Nisan’ın 3’ünde de eşek şakası yapılmaz ki.
Elbette reklam kokan haberlerin ücret karşılığı yapılıyor olmasını normal karşılarım. Türkiye’nin en büyük gazete ve televizyonları bile bunu gerçekleştirirken, Ereğli’de kendi yağıyla kavrulmak isteyen tv ve gazetelerin desteklenmesinden daha doğal bir şey olamaz.
Biz para karşılığı haber konusuna kendi adımıza bu güne kadar sıcak bakmadık. Ama bu yolu seçenlere de saygı duyuyorum. Arz talep meselesi, demek ki bu konuda arz var ve bazı arkadaşlarda talep ediyor. Bu onların arasında bir konu, bir basın toplantısında dile getirilecek şey değil. Bu konuda sıkıntı duyuyorsanız, para talep eden arkadaşları çağırırsınız ve bunun sizin yönünüzden sakıncalı olduğunu belirtip ilişkinizi kesersiniz veya geliştirirsiniz bu sizin tercihiniz. Basını küçük düşürmeye çalışarak şovun bir parçası yapmaya kalkarsanız, basına en ihtiyaç duyduğunuz bir dönemde kapınızı çalan tek bir kişiyi yanınızda bulamayarak cezalandırılırsınız. Çünkü biz sizin davetinize hiçbir koşul ortaya sunmadan icabet ediyoruz, biz bunu yaparken sizin şov malzemeniz olamayız.
Eğer siyaset; ortaya konuş, kim üzerine alırsa onun olsun, çamur at izi kalsın mantığıyla yapılıyorsa ve bu yolla bir başarı elde edileceği düşünülüyorsa bir tavsiyem olacak. Yol yakınken dönün ve bırakın macera yaşamayın. Bu gün basına, yarın başka kurumlara şaka yaparak bir başarı elde edilemez. Eğer şakayla bu iş yürüseydi Recep İvedik bu gün en büyük siyasi parti lideri olurdu.
Bilmem anlatabildim mi..?